Alevi müslümanların ibadethanesi neresidir?

Namaz Konusuyla İlgili Mevzunun Alevi İslam açısından Özü Şudur Alevi Müslümanların Namazı Cemevlerinde Yapılan Cem İbadetir. Alevi Müslümanların İbadethanesi Cemevidir

45

Sünnilerin çok sık kullandığı bir cümle, “Hz Ali Camide Namaz kılarken Şehid edildi. Siz niye camiye gelip namaz kılmıyorsunuz”. Birde bazı Sünniler, İnternet’te sosyal medyada şöyle paylaşımlarda bulunuyorlar; Ben Aleviyim çünkü Hz Ali Camide Namaz kılarken Şehid edilmiştir. Ben de düzenli Namazımı kılıyorum Ramazanda otuz gün orucumu tutuyorum. Dolayısıyla Ben Aleviyim diye tuhaf bir söylem geliştirmişler. Yani Aleviler Alevi değil Sünniler Alevi. Aslında Sünni misyonerlerin bütün bu çalışmalarının amacı Alevi Müslümanları asimile etmeye yöneliktir.

Özellikle Okullarda Zorunlu Din derslerinde Aleviler bu derslere zorunlu Sünnilik dersleri der. Müslümanların ibadethanelerinin camiler olduğu fikri Alevi İslam anlayışına mensup öğrencilere dayatılmaktadır. Bu da en basitinden şu şekilde yapılmaktadır; Hz. Ali ile ilgili olarak konulan okuma parçalarında Hazreti Ali’nin beş vakit namaz kıldığı, Ramazan’da oruç tuttuğu söylenilerek Alevilere;“Eğer siz Hazreti Ali’nin yolundaysanız, onun gibi beş vakit namazı, Ramazan orucunu kabul edin,” mesajı verilmektedir. Oysa bu bilgilerin hepsi Alevilerin kabul etmediği Sünni hadis kitaplarına ve diğer Sünni kaynaklara dayanmaktadır. Açıkcası Hazreti Ali kullanılarak Aleviler Sünnileştirilmaye çalışılmaktadır. Alevilere göre ise İşin aslı ne Hz Ali ne de Hz Muhammed Sünniler gibi ibadet etmiştir. Aleviler hiç bir zaman Hz Ali Cami de Namaz kılarken Şehid edildi demediler. Bu söylem başından itibaren Sünnilerin söylemi. Açıkçası bu söylem Alevileri ilgilendiren bir söylemde değildir. Çünkü Aleviler Hz Muhammed’in yaşarken Cem ibadeti yaptığına inanıyor. örneğin Sunniler Hz Ali’nin Camiye gittiğini iddia eder Alevilerse Cem Evine Gittiğini belirtir. Aleviler Kuranı Kerimde Mescit diye geçen bütün kelimeleri Türkçeye Cemevi diye çeviriyorlar. Sünnilerse Kuranı Kerimde Mescit diye geçen bütün kelimeleri Türkçeye Cami Diye çeviriyorlar. Sünniler Kuranda ki Sala kelimesini Türkçeye Namaz diye çeviriyorlar Aleviler Dua/Niyaz diye çeviriyorlar. Alevilikle, Sünnilik ve Şiilik arasındaki ilişki en iyi şu şeklide açıklanabilir. Sünniler Hristiyanlıktaki Katolikler gibi. Şiiler Ortodokslar gibi. Alevilerse Süryani’ler gibi ele alınabilir.

Namaz Konusuyla İlgili Mevzunun Alevi İslam açısından Özü Şudur Alevi Müslümanların Namazı Cemevlerinde Yapılan Cem İbadetir. Alevilere göre peygamber efendimizin ilk cem ibadeti de şudur: Kırklar: Bilinen Kırklar Meclisi ve Cemi, Aleviliğin temel ibadeti olan Cem’in kaynağıdır. Kırklar meclisi, zamanı mekanı belirli olmayan içinde Hz. Ali’nin de olduğu, Muhammed’in sonradan katıldığı bir ulular meclisi, Geleneksel Alevi kaynaklarında bu olay Miraç Gecesine bağlanarak anlatılır. Kırk kişinin katıldığına inanılan bu meclisteki ibadette yaklaşık yarı yarıya kadın erkek bulunmuştur. Aleviler Kırklar ve 40’lar meclisinin inanç ve sosyolojik boyutlu bir ulular topluluğu meclisi olduğuna inanır.

Açıkçası Alevilerin ibadethanesi Cami değildir Cem evidir. Aleviler Cem Evinde ibadet eder. Türkiye’de 5000 Civarında Cem Evi Mevcuttur. Ayrıca Aleviler Sünni mezheplere de  mensup değildirler. Yani Aleviler Peygamber efendimizin vefatından sonra Ömer’i, Osman’ı, Bekir’i halife olarak kabul etmezler. Peygamber efendimizin vefatından sonra Hz Ali’yi Halife olarak kabul ederler. Açıkçası Camiye giden kişiye de Alevi denmez. Eğer Alevi Birisi Camiye gidiyorsa o da Sünni olmaz. Çünkü Alevilik hilafet mevzusu bakımından Şii’liğe yakındır.Kısacası Camiye giden Alevi Alevilikten çıkmış Şii’leşmiş olur. Camiye gidip Namaz kılan kişi Hilafet mevzusunda Hz Ali’yi halife olarak kabul ediyor diğer üç halifeyi kabul etmiyorsa ona Şii diyoruz. Camiye gidip Namaz kılan kişi Hilafet mevzusunda 4 halife de hak diyorsa ona da Sünni diyoruz. Eğer bir kişi hilafet mevzusunda Hz Ali’yi halife olarak kabul ediyor diğer üç halifeyi kabul etmiyor ve ibadetini yapmak için Cemevine gidiyorsa O kişide Alevi Müslüman oluyor. Kısacası İbadet için Camiye giden kişinin Alevilerle bir alakası yoktur. Alevilikte kendine göre belirli kuralları olan belirli bir ibadet şekli olan inançtır.

Aslını İnkar Eden Haramzadedir.

Alevi.jpg

Sünnilerin bir kısmı Namaz ve Ramazan orucu konusunda Alevilere delil olarak peygamber efendimiz vefat ettikten 200 yıl sonra yazılmış olan kendi hadis kaynaklarını gösteriyorlar. Aleviler Sünnilerin hadis kaynaklarını kendilerine referans kaynak olarak almaz. Alevilerinde kendi referans kaynakları vardır.

Aleviler kendi inançlarına saygı duyana saygı duyarlar. Alevilerin inançlarına saygı duymayana da Alevilerde saygı duymazlar. Her kim Alevilerin inancı hakkında ne düşünüyorsa Alevilerde aynısını onlar için düşünür. Herkesin inancı kendine doğrudur.

Konuyu Alevilik Nedir? Diye Bir Soru Sorarak Tekrar Bir Gözden Geçirelim 

Önce şunu açıkca belirtmek lazım ki Alevilik Sünnilik değildir. Sünnilikte Alevilik değildir.

Sünni İslam’la Alevi İslam anlayışının ortak tek noktaları; Hz. Peygambere ve Kuran-ı Kerimine ve de Allah’ın birliğine inanmaktır. Alevi İslamla Sünni İslam arasında Başka da her hangi bir inançsal bağlılık yoktur.

İslam Üç Ana Damardan Oluşur.

1. Sünni İslam
2. Şii İslam
3. Alevi İslam

İlk defa, Hz. Peygamber’in vefatından sonra ortaya çıkan ve Hz. Osman’ın öldürülmesinden sonra şiddetlenen hilafet tartışmalarında Hz. Ali tarafını tutanlara “el-Aleviyye” veya “Sîatu Ali”, bunların karsısındaki gruplara da “el- Osmaniyye” denilmiştir.

Alevi Dedeleri ve Babaları, 1. Avrupa Dedeler Kurultayı’nda (21 – 22 Mayıs 2005, Nijmegen/Hollanda), Alevilik tanımını şu şekilde yapmışlardır: Buna göre; “Alevilik, İslamdır. Hakk-Muhammed-Ali yolunun Kırklar Meclisi’nde olgunlaştığı ve Oniki İmamlarla devam eden; İmam Cafer-i Sadık’ın akıl ölçüsünü rehber olarak alan, Horasan erenlerinin himmetleriyle Anadolu’ya gelen Hazret-i Pîr’le ve ulu ozanlarımızın nefesleriyle hayat bulan inancın adıdır.

Yeniçeri Ocağı Kapatılınca Bektaşi Çelebi’si olan Hamdullah Çelebi’nin Şeriat Mahkemesinde Yargılandığında Yaptığı Savunmadan kısa bir kesitle devam edelim:

-Şeriat mahkemesinin kadısı: Kanı helal şeyh. Senin ve mensubuyun kanı helaldir. Sapkın bidat mezhebin mensubu olduğuna Mahkemeyi Şeriayı Muhammediyenin önünde pişmanlığını tevbe ederek dile getirdikten sonra sorularıma cevap verirsin. Şu anda birkaç saat birkaç dakikalık zamanın var. Tevbe et pişmanlığını dile getir. İslam dininde bu Aleviliği Bektaşiliği nerden çıkardınız. Ehli Sünnet vel Cemaat yolundan ayrıldığınıza tevbe et bakıyım. İfadeni ona göre değerlendireceğim.

-Bektaşi Çelebi’si olan Hamdullah Çelebi’nin  şeriat mahkemesinin kadısına verdiği cevap: Efendim Kadı hazretleri. Senin Ehli Sünnet vel Cemaat dediğin mezhep sapkın ve bidattır. Can hayfı olmadan doğruyu söylediğimin tutanaklara geçmesini istiyorum. Mahkemenizin ve şu andaki devletinizin İslâm diniyle yakından uzaktan ilginiz alakanız yoktur. İslam Peygamberi’nin öldüğü gün Beyt-i Ali’de yas ve matem vardır. Hz. Fatıma’ya ve ailesine taziye baş sağlığı istemeye gelenler olmuştur. Bevt-i Ali basılmıştır, İslâm dini ayakaltına alınarak hiçe sayılmıştır. Beyt-i Ali, Ali evi demektir. Bu evde Hz. Peygamberin torunları, kuzenleri vardır. Selman, Ebuzer, Miktat, Ammar, Yaser vardır. Üç halife tarafından Beyt-i Ali adamlarının nasıl itilip kakıldıkları tarih kitaplarında yazılıdır. Malik Nümeyri ve tarafları katledilmiş; karıları, kızları, köle gibi Medine’de satılmıştır. Ebuzer’e işkence yapan Halife Osman, “yazık, ihtiyardır bağışla” diyenlere, “Beyt-i Ali adamlarına acınmaz” demiştir. Emeviler zamanında Hz. Ali’ye Hasaneyn’e, Malik Ejdar’a, Ammar Yaser’e lanet etmek din icabı sayılıp camil başsağlığı taziye için toplanan kişilere Beyt-i Ali adı verilmiştir. Beyt-i Ali Alevi demek olur. Abbasiler zamanında da, Bevti Ali taraftarı, adamları, hem Ali evlatları katledilmiştir. On iki İmamları beşini Emeviler, yedisini Abbasiler şehit etmişlerdir. Zorla dine el konularak Sünnilik icat edilmiştir. Zamanımıza kadar, Aleviler katledilmiştir. Benim sizden can için bidat mezhebinize İslâm diyeceğimi mi sanıyorsunuz?-

-Kadı: Kes, konuşma, kanı helal, ehl-i küfür kişi.

Burada bir durup bahse konu olan Hamdullah Çelebi kimdir? Ona bir bakalım

Hacı Bektaş Velî dergâhının 23. post-niş îni olup 1824 yılında Feyzullah Çelebi’nin Hakk’a yürümesi üzerine Hacı Bektaş Velî Dergâhı’na postnişîn olmuştur. Önce yeniçeri ocakları, ardından Bektaşî tekkelerinin kapatılması sonucunda 1827 yılında II. Mahmut tarafından çıkarılan bir fermanla Amasya’ya sürgün edilmiştir. Asıl adı Mehmet Hamdi olan Hamdullah Çelebi, burada mecburi ikamete tabi olduğu için Alevî/Bektaş î geleneğine göre, 1836 yılındaki ölümüne kadar, yaşamını burada geçirmiştir (Ulusoy, 1986: 92-93; Koçak, 2000: 73).

Yukarıda bahse konu olan mahkeme ise orta çağdaki engizisyon mahkemelerinin Osmanlı’daki versiyonundan başka bir şey değildir. Şeriat Mahkemesinde, Sunni ulema kendi inançsal değerlerine göre Aleviliği yargılayıp mahkum etmiş. Güçlü olan güçsüz olana kendi doğrularını zorla dayatmış. Demek ki bu Alevi, Sünni mevzusunun temelleri çok eskiye uzanıyor.

1427421

Şimdi konuyu dağıtmadan kaldığımız yerden devam edelim

Alevi Müslümanlar Camiye gitmez Cem Evine Gider. Ramazanda otuz gün sabit oruç tutmaz. Aleviler Allah bir der ve Hz Muhammed’i onun peygamberi olarak görür ondan sonrada halife olarak HZ Ali’yi kabul eder. Aleviler ibadethane olarak ta Cemevini kabul eder. Aleviler kendini İSLAM olarak kabul eder. Neticede herkes hakkındaki hükmü Allah verecektir. bu bugünkü bir mevzuda değildir 1400 yıllık bir mevzudur. Peygamber efendimiz öldüğü gün Alevi, Sünni çatışmasının temelleri atılmıştır. Osman’ın öldürülmesinden sonra ateş iyice büyümüştür. Hz Ali Muaviye çatışmasında Alevi, Sünni Çatışması iyice körüklenmiş. Hz Hüseyin’in katliyle Alevi, Sünni meselesi iyice içinden çıkılmaz hal almıştır.

Alevilik-11

Alevilerin ibadethanesi’nin Cami olmadığını Cemevi olduğunu ve Alevi Müslümanların Cem Evinde İbadet etdikklerini yazımızın önceki kısımlarında belirttik.

Alevi Müslümanların İbadethanesi Cemevi’nde Alevi Müslümanların Namazı olan Cem İbadetindeki Takip Edilen Sıralama İse Şu Şekildedir;

Dede Ceme girer, ayakta (darda) olan halka dar duasını verir.
Sohbet eder. (Aydınlatıcı konuşmalar yapar.)
Dede cemaatten razılık ister. Sorunlar varsa çözer. (Küskünleri, dargınları barıştırır.)
Edep erkâna dâvet eder.
Sâlat ve selam verilir.
On iki hizmet görev deyişi okunur. (zakir)
On iki hizmet sahiplerine dede toplu dua verir.
Post serilir ve duaları verilir.
Tezekkâr hizmetleri ve duaları verilir.
Çerağ uyandırılır ve duaları verilir.
Süpürgeci hizmeti ve duaları verilir.
Gözcü hizmeti ve duası verilir.
Tövbe duası okunur.
Secde duası (gülbank) verilir.
Duvazimam okunur.
Secde duası verilir.
Tevhid edilir.
Secde duası verilir.
Tevhid edilir.
Secde duası verilir.
Mir’ac’lama okunur ve Kırklar Semahı yapılır.
İstek semahları yapılır.
Saki suyu dağıtılır ve duaları verilir
Mersiyeler okunur.
Secde duası verilir.
Süpürge (Farraş) hizmeti ve duaları verilir
Lokma hizmeti ve duaları verilir.
Çerağ söndürülür.
Post kaldırılır.
On iki hizmet yapanların toplu duası verilir.
Dağılma (Gidene – Durana) duası verilir.

Alevi Müslümanların Namazı Olan Cem İbadetinden Kısa Bir Kesit

CEM’DE ON İKİ HİZMET SAHİPLERİ

1. DEDE (Secem’de denilir. Cemi yönetir. Sorunları çözer toplumu aydınlatır eğitir. Hizmet sahibi, Hz Muhammed, Hz Ali, Hacı Bektaş Veli dir.)

2. REHBER (Görgüsü yapılacaklara ve ceme katılanlara yardımcı olur. Hizmet sahibi, Hz Ali dir)

3. GÖZCÜ (Cemde düzeni ve sükuneti sağlar. Hizmet sahibi, Gözcü Er Mustafa, Karaca Ahmed dir)

4. ÇERAĞCI (Çerağın yakılması meydanın aydınlatılması ile görevlidir. Hizmet sahibi, Cabir-ül Ensari, Hadi Ekber)

5. ZAKİR (Deyiş, duaz, miraçlama söyler. Saz çalar. Hizmet sahibi, Bilalı Habeş, Abdüssamet, Yedi Ulu Ozan İmam Bakır, İmam Cafer.)

6. FERRAŞ (Sübürke- Car çalar. Gerekirse Rehbere yardım eder. Hizmet sahibi, Selman Farisi, Selmanı Piripak)

7. SAKKA ( İbriktar El yıkanması ve sakka suyu dağıtır. Hizmet sahibi, Hz Hüseyin, Gulam Kamber, Salmani Pak)

8. SOFRACI ( Kurbancı, kurban ve yemek işlerine bakar. Hizmet sahibi, Muhammed Ensari, Hz İbrahim, Kamber,

9. PERVANE ( Semahçı semah yapanlar. Hizmet sahibi, Abuzer Gaffari, Hz Fatıma dır. )

10. PEYİK ( Cemi komşulara haber verir. Hizmet sahibi, Amrı Eyyar, Cebrail Musaffa dır.)

11. İZNİKÇİ (Cem evinin temizliğine bakar. Hizmet sahibi, Hüzeymetül Ensari dir.)

12. BEKÇİ (Kapıcı, Cem’in ve cem evine gelenlerin güvenliğini sağlar. Hizmet sahibi, Hz Hasan, Hz Hüseyin dir.)

DEDE:

Azamtü ileyke ya Ali…

Ekremtü ileyke ya Ali…

Eslemtü ileyke ya Ali..

Enamtü ileyke ya Ali.

Diye Posta niyaz ederek yerine oturur. Erenler, Canlar! Bizim yolumuz rıza yoludur. Biz Fakirlerin sizlere Dedelik yapmasına Razı mısınız? Razı mısınız? Razı mısınız? Diye sorarak cemaattan razılık alır. Daha sonrada toplumun birbirinden razı olmasını sağlar. Daha sonra özlü bir Balım Sultan sohbeti yapar. Sohbet esnasında toplumun bilgi seviyesine göre gerekli gördüğü açıklamaları yapar.

(Cem evine gelen erkek ve bacılar getirdikleri çörek kuru yemiş meyve gibi yiyecekleri hizmet sahibine verdikten sonra sağ elleri göğüste olduğu halde duaya dururlar. Dede lokma dualarını verir.)

DEDE : Allah! Allah! Lokmalar kabul ola. Muratlar hasıl ola. Hak Muhammed Ali Kabul eyleye… İmam Hasan Şah Hüseyin Hünkar Hacı Bektaş Veli defterine kayıt ola. Nur’u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz Hacı Bektaşi Veli gerçek Erenler Demine Hu Mümine Ya Ali. (Dua alındıktan sonra eşleriyle birlikte yarım ay şeklindeki sırada yerlerini alıp diz çökerler.Ardından hizmet sahipleri Dede tarafından meydana çağırılır Hizmet sahipleri meydana niyaz edip topluca dara dururlar.)

DEDE Allah Allah! Akşamlar hayır ola, Hayırlar feth ola şerler defola, hizmetleriniz kabul ola. Muratlarınız hasıl ola. Hazır, gaib, zahir batın ayini Cem erenlerinin nur cemallerine aşk ola. On sekiz bin alemle mümin, müslim cümle kardeşlerimizi Muhammed- Ali gülbangından mahrum eylemeye. Allah cümlemizi didarı ehli beyte meşrebi hüseyine nail eyleye Muhammet el mustafa, Aliyyel Murtaza, Cebrail Musaffa, Gözcü Er Mustafa, Gulam Kamber, Çerağcı Cabir Ensar, Selmani Farisi, Bilal Habeşi, Kurbancı Mahmut Ensari, Gulam Kisani, Semahcı Abuzer Gaffari, Fatımatül Zehra, Amırı Eyyar ve İznikci, Hüzeymenin hüsnü himmetleri üzerinizde ola. Saklaya bekleye dil bizden nefes Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli den ola Vaktin imamı Veliyettin Efendimizin defterine kayıt ola gerçek erenler demine hu! Mümine Ya Ali!

(Hizmet sahipleri meydana niyaz edip topluca ikinci kez dara dururlar)

DEDE Tecella, tevella Hakka yazıla. Tecellanız temiz, yüzünüz ak ola. Tecella gören Cehennem narı görmeye. Erenlerden himmet, Şey’an- Lillah Allah eyvallah.

(Hizmet sahipleri hizmetleri başına dönerken Ferraş meydana üç kez süpürge çaldıktan sonra süpürgeyi sol koltuğuna alarak dara durur.)

FERRAŞ Allah, Allah! Guruhu Naciyim.Kırklar Meydanında süpürgeciyim. Pir Divanında durucuyum. Hamdü-Lillah Pirimiz Hacı Bektaş Veli dir. Ali Muhammed den üstadımız Seydi Ferraşidir. Allah eyvallah. Nefes Pir nefesidir.

DEDE Allah Allah! Hizmetin kabul ola. Muradın hasıl ola. Seyyid Ferraş Efendimizin Hizmeti üzerinde ola. Gerçek erenler demine hu!

(Ferraş, bulunduğu yere niyaz edip geri geri çekilerek meydanı terk eder. Daha sonra, seccadeyi serecek olan kişiler gelerek dedenin huzurunda dara durur.)

SECCADE DUASI : Allah Allah! Destur Pirim Muhammet Mustafa’nın dır bu seccade. Ali’yel Murtaza nın dır bu seccade. Hatice’i Kübra Fatmayı Zehranındır bu seccade. On iki imamlarındır bu seccade. Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş-i Velinindir bu seccade. Ber Cemal-i Muhammed, Kemal-i Hasan Hüseyin Ali-ra Bülende selevat.

CEMAAT: Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala Ali Muhammet.

DEDE Allah Allah! Post kadim ola. İnkar defola. Hayıra gelmiş hayıra serilmiş ola. Kırklar Meydanına serilen bu kutsal seccadenin üzerinde sorgulanan Canların didarı Cennet ola. Günahları af ola. Seccaden temiz, yüzün ak ola. Hak Muhammet Ali Fatıma ehli beyit on iki imamların hüsnü himmetleri üzerinizde ola. Dil bizden, nefes Hünkar Hacı Bektaş-i Veliden ola. Gerçeğe Hü Mümine ya Ali.

DEDE : (Duanın ardından Rehbere hitaben) Erenler, Görgüsü yapılacak canlar varsa Meydana getirilsin!

(Rehber sağda olmak üzere dört kişilik veya iki kişilik bir aile meydana getirilir.)

.( Rehber dede huzurunda dualarını verir.)

REHBER ( Her ikisi “Rabbimiz kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmesen biz kaybedenlerden oluruz.” Dediler) “Araf suresi ayet 23”

Allah Allah! Eli erde, yüzü yerde özü darı Mansurda. Hak Muhammed-Ali yolunda Erenler meydanı Pir divanında, canı kurban, teni terceman on iki imam ve on dört masum Pak Efendilerimizin dostlarına dost, düşmanlarına düşman olmak kavliyle Hak erenlerin nasihatlarını kabul etmek üzere yalın ayak yüzü üzere sürünerek gelmiş (İsimleri) Ayini Cem Erenlerinin izni icazetiyle Muhammet- Ali yoluna Seyyit Muhammet Hünkar Hacı Bektaş Veli tariki nazenine dahil olmak üzere koç kuzulu kurbanlarıyla gelmişler, Hakkı görmüş Rahı Hak bilmiş, Nesimi gibi yüzülüp Mansur gibi asılıp, Fazlı gibi borçtan halas olmak dilerler. Himmeti Pir niyaz ederler. Allah Eyvallah!

DEDE Cemaata siz bu canlardan razımısınız diye yüksek sesle üç defa sorar. Görgüsü yapılanların toplum tarafından razılığı alınır. Şikayetçi olan varsa mesele halledilir. Görülenler ayakta darda iken

DEDE (“ Ey inananlar Allahtan sakının doğrularla beraber olun”)”Tevbe suresi ayet 119 “ Tevbe günahlarımıza estağfirullah, elimizle, dilimizle, belimizle işlediğimiz günahlara tevbe- estağfirullah, kalbimizle cem-i azamızla işlediğimiz günahlarımıza tevbe- estağfırullah, isyanımıza tevbe estağfurullah

Canı dilden el bağladım evliya erkanına ..

Hamdulillah gene durdum pirimin divanına..

El aman sığındım erenler lüfu ihsanına..

Bu yolda canım kurban pirimin fermanına

Ber Cemalı Muhammed Kemalı Hasan Hüseyin Aliyü ra Bülende selavat

CEMAAT Allahümme salli ala seyidina Muhammet ve ali Muhammed.

GÖRÜLENLER Yüz üzeri kapanırlar.

DEDE (Yüz üzeri kapanıp secdede duran görünenler için) Geldiğin Ali yolu, durduğun Mansur dar’ı, gördüğün Hak didarı, Hak cesedine can verdi. Kalbine iman verdi. Ağız talib, dil mürşid Erenler meydanında ne gördün ne işittin?

GÖRÜLENLER (Başları secdede) Hak gördük, Hak işittik

DEDE Allah Eyvallah Kapısında, döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır. Doğru gez, dost gönlünü incitme. Mürşide teslimi rıza ol. Yalan söyleme, haram yeme, zina etme. Elinle komadığın şeyi alma gözünle görmediğin şeyi söyleme. Gelme gelme, dönme, dönme. Gelenin malı, dönenin canı. Riya ile ibadet, şirk ile taat olmaz. Söylediğin meydanın, sakladığın senin. Baş kaldır doğru söyle,(görgüsü yapılanlar ayakta dara kalkar)

DEDE (sorar) erenler ayini cem erenleri gördüklerine şahitlik ettiler. Birde sizi sizden soralım. Bizlerin görmediği zamanlarda ve yerlerde Hak Muhammed Ali yoluna aykırı işleklerde bulundunuz mu?

GÖRÜLENLER Tevbe estağfurullah (derler)

DEDE (Sorar) Erenler Meydanında Pir huzurunda mürşidine rıza ile teslim oldun mu? Allah, Muhammed, Ali, On iki imam ve Ehli beyt soyuna imanı ikrar ettin mi? Kazaya razı olup kadere bağlandın mı? Nacilerin pişuvası İmam Cafer Sadık’ın ictihatı üzere Hak dediğimizi hak bilip, batıl dediğimizi batıl bildin mi? Muhammed Ali’nin ve Ehl-i Beytin sevdiğini sevip tevella sevmediğini sevmeyip teberra ettin mi? Dört kapı, kırk makam Hak mı? Oniki yas-ı matem Hak mı? Suret-i Hak’tan görünüp, dünya menfaatiyle gözünü kamaştıracak münafıkların sözlerine aldanıp erenler yolundan uzaklaşırsan mahşer günü yüzün kara olsun mu?

GÖRÜLENLER (Her soruya) Allah Eyvallah!

DEDE Allah Muhammed- Ali, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli ikrarınızda sabit kadem eyleye, gerçek Erenler demine Hu!

(Bunun üzerine görünenler aynı sırada olmak üzere dedenin önünde diz üzeri oturur. Dede en sağ tarafta oturanın sağ elinden tutar. Baş parmağını kendi baş parmağına rapteder. Talip sol eliyle dedenin eteğinden tutar. Onun solunda oturan eşi ve diğerleri kendi sağındakinin eteğinden tutar. Dede görünenlerin kulaklarına yakın bir mesafeden hafif bir sesle Yedullah ayetini okur. )

(“Ey Muhammed! Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler Allah’a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Verdiği bu sözden dönen ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirene Allah büyük ecir verecektir.”)”Fetih suresi Ayet 10”.

(Bundan sonra dede sağ elinin parmakları açılmış vaziyette, görülen taliplerin ayrı ayrı sırtlarına üç defa vururken)

La fetta illa Ali La seyfa illa zülfükar Nasrun min Allahı ve fethun karip beşerül müminin Ya Allah ya Muhammet ya Ali Pirimiz üstadımız kutbul alem Hünkar Hacı Bektaşi Veli Şahı horasan ..Desturu pir..

yukarıdaki dua aşağıdaki şekildede okunabilir

(Ali’den başka fatih, Zülfikardan başka kılıç yoktur.)- (“ Yardım Allah’tandır. Kazanç fetih yakındır. İnananlara müjde olsun) (Saf suresiAyet13)

(Görgüsü biten canlar, niyazını yaparak yerlerine çekilirler.Cemaat onları aramıza hoş geldiniz miracınız kutlu olsun diye kutlar.)

(Dede aşağıdaki gülbankı söylerken tüm cemaat, secdeye vararak alınları yerde dinlerken her cümle sonunda)

“Allah! Allah! “ derler.

DEDE Allah! Allah! Akşamlar hayır ola. Hayırlar feth ola. Şerler def ola. Münkirler mat, münafıklar berbat ola.Müminler şad ola. Meydanlar abad ola.Sırlar mestur, gönüller mesrür ola. Hak Muhammed Ali yardımcımız ola. On iki imam, on dört masum pak, on yedi kemer best katarlarından didarlarından ayırmaya Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş Veli muin ve dest’girimiz ola. Cenab-ı Hak münkir münafık şerrinden, adü mekrinden hifz-i emande eyleye. Dertlerimize derman, hastalarımıza şifa, borçlarımızı eda, nasib ve müyesser eyleye. Allah, Gökten hayırlı Rahmetler, yerden hayırlı bereketler ihsan eyleye. Namerde muhtaç eylemeye. Kurbanlarımızı Dergah-ı izzetinde kabül eyleye. Lokmaya sevap yazıla. Kazaları, afetleri belaları defetmiş ola. Dil bizden nefes, Hazreti Hünkardan ola. Nür-u Nebi Kerem-i Ali Gülbank-ı Evliya Hünkar Hacı Bektaş Veli, gerçek Erenler Demine Hü.

ehlibeyt

Alevi/Bektaşi Fıkralarında Cami Nasıl Betimlenmiş Ona Kısa Bir Göz Atmakta Fayda Var

Türk Edebiyatında Yeri Tartışılmaz Olan Alevi/Bektaşi Fıkraları Önemli Bir Yer Tutar. Bu ayrıca Alevilerin/Bektaşilerin Sunni anlayışa ve Onların Camilerine Bakış Açısını da Yansıtır.

Bu Zavallı Bir Hayvandır

Babaerenler bir gün, caminin önünden geçerken içeriden gürültüler, bağırıp çağırmalar duyar. Giriş kapısının perdesini aralar içeriye bakar. Gördüğü garipliğin nedenini müezzin’e sorar. O da: “İçeriye bir deve girmiş, biz kovaladıkça kaçıyor, hörgüçleriyle kandillerin yağlarını yerlere döküyor” .. diye sızlanır.

Erenler, kovalayanlardan sopa yedikçe büsbütün şaşıran hayvanı göstererek:

Yâhu, bu zavallı bir hayvandır. Hayvan aklıyla bilememiş, içeriye girmiş. Bakın ben hiç giriyor muyum? Yazıktır, vurmayın, der.

İlk Defa Görüyorum

Cami’in içinden bağrışmalar, gürültüler gelmekte. Babaerenler kapı perdesini aralayıp içeri bakmış. İmam, müezzin koşturup duruyorlar. Sormuş:

Ne var İmanım? Nedir bu gürültü?

– Camiye bir domuz girmiş.. onu kovalıyoruz.

Babaerenler:

Allâh Allâh, demiş, softanın domuzunu çok gördüm amma domuzun softasını ilk defa görüyorum.

Rekat ve değnek

Osmanlı dönemi. Bir ramazan ayı. İki Bektaşi demlenecek yer bulamayınca mezarlığa gitmişler ama orada bile görülüp yakalanmışlar… Karakolda, soracağımız soruları bilirseniz falakadan kurtulursunuz, denilmiş kendilerine. Sabah namazının kaç rekat olduğu sual edilmiş önce. Beş rekattır, cevabı üzerine, dörder değnek yemişler ayak tabanlarına. Öğle namazının yedi rekat olduğu yanıtlarına karşılık onar değnek… Yatsı namazı için onüçer değnek… Artık gidebileceklerini söylemiş görevliler. Ayakları üzerine basamayıp sürünerek binadan çıkarlarken biri, şurada az oturup dinlenelim, deyince öteki telaşla, ne oturması, yürü çabuk, teraviyi unuttular teraviyi, hatırlarına gelmeden kaçalım buradan, demiş.

Neyse konuyu fazla uzatmadan asıl mevzuya geri dönelim.

AÇIKCASI ALEVİLER HERHANGİ BİR ŞEKİLDE CAMİYE GİTMEZ. ÇÜNKÜ ALEVİLERİN İBADETHANESİ CAMİ DEĞİLDİR. ALEVİLERİN İBADETHANESİ CEMEVİDİR. ALEVİ MÜSLÜMANLAR CEMEVİNDE İBADET EDER. ALEVİ MÜSLÜMANLAR KENDİ İBADETLERİNİ CEMEVİNDE YAPAR.

Alevi Müslümanlarda Oruç Mevzusuda Şu Şekildedir

Alevilikte farz oruç, Muharrem Ayında tutulur. Muharrem aynı zamanda Kerbela şehitleri nezdinde tarihteki tüm mazlumlar için yas tutma ayıdır. Muharrem orucu dışında farz olmamakla birlikte Masum- u pak ve Hızır orucu da vardır. Alevilikte, bir ay süreyle tutulan Ramazan orucu yoktur. Dişi Sığır Bölümü 185. ayet gereği Ramazan ayında dolunay süresince üç gün oruç tutmak farz- ı kifâyedir. Dileyen bu orucu tutar. Tutmayana herhangi bir sorumluluk yoktur.

AleviKavramları

Alevi İslam Anlayışıyla Sünni İslam Anlayışı Arasındaki Diğer Farklar İse Şunlardır;

1-Alevilik tasavvufi batini yorumu esas alır. Sunilikte ise Emevi şeriatına uygun hareketleri esas alırlar

2– Alevilik Ehl-i Beyt yorumudur.Sünnilik, Emevi yorumudur.

3- Alevilik sevgi ve aşk ile Hakka gitmeyi esas alır. Sunilik korkuya, şekle dayalı inancı esas alırlar.

4-Alevilikte 4 kapı 40 makam vardır ve 3 sünnet 7 farz , 12 erkan vardır Sunilikte bu yoktur. Sunilikte 5 vakit namaz vardır. İslam’ı 5 şarta imanı 6 şarta dayandırırlar.

5-Hac, zekat vardır. Alevilikte  hac anlayışı gönülleri fethetmektir.Alevilikte zekat değil paylaşım vardır.Sünnilikte inanç ritüelleri tamamen farklıdır. Alevilerde cem vardır. Secde ademedir. İbadetinde musiki  ve aşk vardır.  Kabe gönüldür.

6– Alevilikte Allah’a sevgi vardır. İnsana sevgi saygı vardır. Muharrem orucu, Hızır orucu vardır. 48 Perşembe orucu, Hızır orucu, Nevruz bayramı vardır. Sünnilikte bunlar yoktur

 7-Alevilikte Cem ve niyaz vardır. Sünni inanç bunları reddeder.

Alevi erkanları bazıları şunlardır:

Doğum,sünnet, Hakka yürüme,ikrar verip nasip alma, musahip edinme ve görgü ,Ayn-ül Cem, Tarikat Erkanı, Tevhit, Veladet-i Nebi(Hz.Muhammed ve Hz.Ali’nin doğum günlerini kutlanır)Baş okutma Erkanı,Tarikat kavline göre yükseliş Erkanı, Marifet Erkanı , Sema etmek, Matem ve Oruç Erkânı, Düşkünlük Erkânı gibi erkânlar da Aleviliğin temel inançlardır.

Alevilikte İbadetin Temel Şartları

1-İman:Alevilikte ibadet yapabilmek için iman sahibi olmak,

2-İkrar:Alevi (yoloğlu) olabilmek için peygamber soyundan gelen ve o soy tarafından kendisine görev verilen bir Mürşide söz verip bağlanmak şarttır.

3-Erkân musahip tutup görgü kavline girmek, 48 Cuma cem’e katılıp,Hak lokması dağıtmak, mürşidin dediklerini uygulamak.

4-Takva: Allah’ı sevmek , O’nu darıltmamak için gayret sarf etmek,eline, diline, beline sahip olmak, eşine aşına, işine sadık olmak, özüne , sözüne, sazına, gözüne, doğru olmak, ağlayanı güldürmek, boşalttığını doldurmak, yıktığı varsa yapmak, gördüğünü örtmek, görmediğini söylememek, eliyle koymadığını ve hak etmediğini almamak,on sekiz bin alemi hak bilmek,yetmiş iki milleti bir görmektir.Al

Allah : özünde iman, sözünde,takvayı  yüzünde bilmek,bilcümle  varlık onun elinden ve dilinden emin olmak.

5-Amel:İlim sahibi olmak , inandıklarını uygulamak, yedi nefis mertebesini ve dört kapı, kırk makamı uygulayarak geçip, insan-i kamil olmak ve 4 kapı 40 makamı bilmek ve yerine getirmek.

6-Meveddet: (Tevella – Teberra) Allah pek çok ayette Peygamber ve onun Ehli-i Beytine ve soyuna sevgi ve bağlılık göstermemizi emretmektedir. Meveddet, sevgi ve bağlılık anlamındadır. Tanrı’nın Vedüd adından kaynaklanmaktadır.Tevellâ sevmek anlamındadır.Teberrâ ise kaçınmak  anlamındadır.

Alevilikte; Peygamber ve Ehli Beytini , Peygamberin soyunu sevmeyenlerden kaçınmak anlamındadır.

Alevilikte Ehli-Bayt’ı incitmek, Peygamberi incitmekle eş değer tutulmuştur.

Alevilikte Dinin Şartları

1-Tevhid : Allah’ın varlığına birliğine inanmak,

2Nubuvvet : Hazreti Muhammed Sen elçi olarak görmek,emirleri uygulamak,

3-İmamet: Hz.Ali ve on iki imamlara inanmak,

4-Velayet: Din ve dünya işlerinde Kuran.. imametin sonra velayet ve … inanma,

5-Adalet: Allah’ın mutlak adil olduğuna , melekler yoluyla denetlediğine inanmak,

6-Mead. Allah’ın emirlerine uyanların ödüllendirip cennete  , emirlerini dinlemeyenlerin yargılanıp cennete konulmayacağına inanmaktır.

Ali Merdan Züfikar