Nasıl düştüğümü hatırlamıyorum romanının yazarı BATUHAN BİLGİÇ’ten okurlara MEKTUP VAR
15 GÜNDE 3 BASKI YAPAN nasıl düştüğümü hatırlamıyorum romanının yazarı BATUHAN BİLGİÇ’ten okurlara MEKTUP VAR !!!
Sevgili Okuyucu
Çatıöyküsü bittiği gün, “bir sonraki öykü yarım kalacak,” diye büyük bir laf etmiştim. Lafımı çiğnemeyip Bahar’ın hayatını aktarmaya çabalarken sonunu kendisinin bile bilemediği düşüşünün devamında ne olduğunu yazamadan eksik haliyle bırakmak zorunda kaldım. Sanırım bir rastlantı diyebiliriz. Sonunu iyi ya da kötü noktalama işini size devrediyorum. Ben sadece bir gözlemciydim. Bu öykü benden dolayı olması gerekirken Bahar’dan dolayı eksik kaldı. Bir dahaki öykü umarım başkaları yerine benim tarafımdan eksik kalır.
Birkaç kadın ve adamın hezeyanından başka bir şey vadetmeyen öykünün can alıcı bir noktası dahi yok. Bahar’ın arkadaşı Mert’in dediği gibi, “En doğru kararı vermişsin. Senin yerinde olsam ben de intihar ederdim. Hem ben kendi yerimde olsam da intihar ederdim ama kişiliksiz, ruhsuz, sürüne sürüne ölecek kadar aşağılık bir varlığım. Hiçbir gayesini yerine getirememiş, ayyaş, boktan biri işte.”
Dingin hissettiren melankolinin özellikle akşamüzeri saatlerinde tepeye sürünerek tırmandığı sonbahar günlerinde umutsuzlukla bu kitabı beğeninize sunuyorum. Beğenmekten ziyade rahatsız olmanızı diliyorum.
Nefes kesen bir tempo. İnsanı çepeçevre saran bir hikâye. Beklenmedik olaylar örgüsü… İçine çektiğin nefes gibidir hayat. Önce alırsın, sonra verirsin. Her şey hareket halindedir. İleri ve geri. Öne ve arkaya. İçe ve dışa. Yukarı […]
“Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak […]
Müptezeller “Üzülme baba,” dedim, “alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Ben de çalışırım bundan sonra, söz, alırız bir ev daha.” “Ona üzülmüyorum ki ben,” dedi babam. “Her ay […]